10.07.2007

Küresel Ülkeler Zirvesi ve Sayın Ali Koç'un Konuşması

Küresel İlkeler Zirvesi (The Global Compact Leaders Summit) 5 ve 6 Temmuz'da Cenevre'de gerçekleşti. Hürriyet yazarı Gila Benmayor'un yazısı aracılığı öğrendiğim zirvenin videoları BM'nin sayfasında sunulmaktadır.
Sayın Ali Koç'un konuşmasını etkili diye özetleyen Benmayor'u tasdik etmek için videosunu biz de izledik. Sunum olarak pek de başarılı olmasa da, içerik olarak etkili bir konuşma idi. Siz de izlemek isterseniz, real player ile izleyebilirsiniz.

Ali Koç'un konuşmasından birkaç başlık:

- Şirket için değer yaratmanın (value creation) önemi,
- Sosyal sorumluluk değerlerine önem veren şirketlerin, en yüksek finansal getiri elde ettiği,
- Sosyal sorumluluk değerlerini yaratmak için yapılan yatırımın uzun dönemli olduğu,
- Şirket sosyal sorumluluğun gelişmiş (sophisticated diye tercüme edildi) pazarlarda olması zorunlu (must have), gelişen pazarlarda ise olsa iyi olur (nice to have) diye algılanması,
- Jim Collins'in meşhur kitabından (Good to Great) yapılan alıntı:
Büyüklük koşulların bir işlevi değil, büyüklük duyarlı seçimin ve disiplinin bir sonucudur.
(Greatness is not a function of circumstances, greatness as turns out is largely a matter of conscious choice and discipline.)
- Ali Koç'a göre, evrensel anlaşma'ya (global compact) olan bağlılık da Collins'in büyüklüğe olan inancı ile aynı.
- Tedarik zinciri (supply chain) ile değerler zinciri (value chain) arasındaki farktan bahsedildi, değerler zincirine daha fazla önem verilmesi,
- Sosyal sorumluluk için öngörülen yasal düzenlemelerin uygulanışı

Oturum salonundan izlenimler:
- Zaman zaman konuşma sırasında Ali Bey'in birkaç hareketine; su içmesi, sayfaların sırasını karıştırması, aynı cümleyi tekrar etmesine; gulen ınsanlar,
- Cep telefonu ile konuşan saygısız bir katılımcı

1 yorum:

Ticari Plaka dedi ki...

Starbucks'ın CSR (Şirket Sosyal Sorumluluk) raporu oldukça detaylı.
http://www.starbucks.com/aboutus/csrannualreport.asp
Buna rağmen şirketin bazı hareketlerini ciddi şekilde eleştiren kurumlar var. Sonuç olarak, belirtilen raporu laf olsun diye hazırlamak bir kenara, ciddi bir değer katıcı olarak hazırlamakla iş bitmiyor. Uygulamada bile Starbucks gibi şirketler bazen zorlanabiliyor. Başka bir tartışma konusu da, evrensel gerçekler (universal truth) diye adlandırılan değerlerin neden böyle bir rapor altında pazarlanıyor olması. Doğru, dürüst ticaret yapılması gerektiğini herkes biliyor, ancak işin içinde para olunca maalesef bu değerler çabuk buharlaşıyor. Galiba bu değerleri sıvı kıvamda tutmak için bu tip raporlar gerekli. Tabii ki pazarlama (marketing) stratejisi olarak da kullanılıyor. Bu arada Ali Koç konuşmasında ESG Survey'den bahsetti. İnternette bir kopyasını bulabilirsiniz.
http://www.imug.de/pdfs/investment/hp_imug_Survey_ESG_Risk_Investors.pdf