Microsoft turkiye ceo - search
microfoft turkey ceo - search
sonuç yok...En sonunda Hürriyet İK'nin haberine denk geldim, ve gerisi çorap söküğü gibi meydana çıktı. Gaye Güzelay'ın haberi.
Önce haberi okuyalım, ardından tekrar beraberiz.
Bu bir Microsoft blogu değil bir Çağlayan Arkan blogu
Uzun süredir bekliyorduk. Türkiye’de ne zaman bir şirket blogu oluşturulacak, ne zaman bir yönetici blog tutmaya başlayacak diye. İlk isim, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan oldu. "Bu kesinlikle bir Microsoft blogu değil, bir Çağlayan Arkan blogu. Ama Çağlayan Arkan’ı Microsoft kimliğinden ne kadar ayırabilirseniz, işte o kadar Çağlayan Arkan blogu" diye anlatıyor kendisi.
5 Mayıs’ta açılan blogda gezilerini anlatıyor, sunumlarını paylaşıyor, Microsoft’tan haberleri aktarıyor. Gelen soruları yanıtlıyor. Okuduğu kitapların ve favori mekanlarının listesini tutuyor. Blogu günde ortalama 200 kişi ziyaret ediyor. Çağlayan Arkan’la blogunu konuştuk.
Neden blog tutmaya başladınız?
-Blog, web sitesinin durağan ve tasarım ağırlıklı yapısına nazaran çok daha interaktif. Ve bir tür karşılıklı iletişim ortamı. Biz her zaman Türkiye’nin potansiyelini ve burada genç nüfusun oynadığı potansiyel rolü çok önemsediğimizi söylüyoruz. "Türkiye Bilişimle Kalkınıyor" vizyonunu bu nedenle ortaya koyduk. İnternette var olanlar genç, teknoloji üzerine çalışan ve teknolojiyi kullanan kesim. Bu kesime blog yoluyla erişmek çok doğru geldi.
Ne kadar vaktinizi alıyor bloga yazı yazmak?
- Blog fikri geçen yıldan beri aklımda. Bir hayli ev ödevi yaptım. Yurtiçi ve yurtdışındaki pek çok başarılı örneğe, kullanım oranlarına, içeriklerine baktım. Sonuçta haftada bir güncellemeyi kendime hedef edindim. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Ortalama 4 günde bir güncellemeye başladım. Oradaki iletişim de çok başka bir tat verdi bana.
Ziyaretçi sayısı, gelen yorumlar nasıl?
-Günde 200 civarında kişi ziyaret ediyor. 2 ay içinde 10 bin ziyaretçi oldu. Bugüne kadar hiç olumsuz geri dönüş almadım. İster istemez insanın bu konuda bir parça tereddütü olabiliyor. Çünkü tamamen açık. Her yazılanı herkesin gördüğü, hiçbir şekilde yönetilmeyen bir ortam. Şu ana kadar hiçbir tatsız sürprizle, seviye, üslup bozukluğuyla karşılaşmadık. MSN’le, Microsoft’la ilgili pek çok soru alıyorum. Gençlerden kariyerleri, eğitimleriyle ilgili sorular geliyor. Her iletiye 24 saat içinde mutlaka yanıt yazıyorum.
Bu blogun Çağlayan Arkan’a direkt ulaşmanın yolu olduğu gibi bir algı da var galiba. Mesela iş başvurusunda bulunanlar oldu mu?
- Gayet tabii. Biz zaten ulaşılabilir insanlar olduğumuzu ve bunu da istediğimizi ortaya koyacak şekilde bu blogu açmaya karar vermiştik. Bu bizim yakındığımız değil, kucakladığımız bir tavır. Yaklaşık 10 iş başvurusu geldi. Bunlar geldiği zaman İK veya web sitesi tarafına resmi başvurunuzu yapın diyorum.
Mesajlarda bir kişi de MSN’inin hacklendiğini anlatıp yardım istemiş.
-Bunlara tek tek çare bulmam söz konusu değil. Ben de onlara hangi linklerden, hangi telefon numaralarından ne tür destek alabileceklerini belirterek yönlendirmeye çalışıyorum. Onlar azalacaktır zamanla herhalde.
Bloglar üzerine yazılmış "Çıplak Sohbetler" adlı kitapta Amerikalı girişimci Mark Cuban, verdiği röportajların basında istediği gibi yer almamasından yakınıyor, artık bloguyla mesajlarını istediği gibi iletebildiğini söylüyordu. Siz de blogunuzu mesajlarınızı istediğiniz gibi iletmenin yolu olarak görüyor musunuz?
- Bu ifadeye yürekten katıldığımı söyleyebilirim. Basın açısından içeriğin ilginçliği çok önemli. Ayrıca orada size ayrılacak yer her zaman kısıtlı. Bizler de kimi zaman bu kısıtların farkında olmadan sohbetlerde içerik sağlayabiliyoruz. Bunların kesilmesi doğaldır. Ama tabii bu kısaltmayı içeriğin sahibi olarak siz yapmadığınız zaman bazı şeylerin istediğiniz anlamı verememesi de doğal. Dolayısıyla istediğiniz uzunlukta, kişisel üslubunuzla, direkt olarak kendinizi ifade etmeniz çok önemli bir avantaj. Bunu blog yapısı tamamen barındırıyor.
Blog tutmaya başlamadan önce, yazan biri miydiniz?
- Evet. İlkokul, ortaokul, lise döneminde düzgün Türkçe konuşup yazmaya önem verilen bir kültürde yetiştirildik. Yazılı iletişim belki sözlü iletişim kadar sıcak, direkt değil ama tam anlamıyla
Microsoft’un yurtdışında kurumsal blogları da var...
- Evet, örneğin Microsoft’un baş yazılım mimarı, ortalama ayda bir ama muazzam derinlik ve uzunlukta yazılar yayınlar blogunda. Onun dışında Microsoft çalışanlarının, tamamen demokratik ve olgun bir şirket olarak içini dışarıya açan ve bazı konuları kamuoyuyla tartışan blog yazarları var.
Blog yazmanız size ne kazandırıyor?
- İnternetle, iletişimin ucuzlaması ve geniş bant imkanlarıyla çok farklı bir iletişim ortamına doğru gidiyor dünya. Burada bloglar, yüz yüze konuşma imkanı olmayan insanlarla iletişim kurmak, yaptıkları işlerle ilgili geri bildirim almak gibi nedenlerle çok önemli. Kurumların da kendi iç iletişim çabaları, şeffaflıkları yönünden blogların önemli rol oynadıklarını görüyorum. Benim blog açmam, bizim içimizde bile ciddi bir heyecan yarattı. Hem bir ilk olması nedeniyle arkadaşlarımıza gurur verdi, hem herkesi bir parça daha cesaretlendirdi. Hem de gelen geri beslemelerle de, insanların ne düşündüklerini görme imkanımız oluyor. Bunları değerlendiriyoruz. Onun için bize çok şey kazandırdığını söyleyebilirim.
Blogunuza gelen en ilginç gelen yorum veya soru neydi?
- Çok genç, 16-18 yaşlarında hacker arkadaşlarımız var. Zaman zaman kendilerini anlatıyorlar, ben bu konuda çok yetkinim, yetenekliyim, her zaman emrinize amadeyim gibi şeyler yazıyorlar.
Blog işten çıkarma nedeni olamaz
Dünyada blogun işten çıkarma nedeni olduğu bazı vakalar var. Blog hazırlarken çalışanların otosansür yaptığını düşünüyor musunuz?
- Microsoft’ta benim bildiğim blog nedeniyle işten çıkarma örneği yok. Ciddi eleştirileri Microsoft olgunlukla karşılamayı bilmiştir. Bence bir insanı en önemli işten çıkarma nedeniniz, o kişinin sahip olduğu değerlerle kurumun sahip olduğu değerlerin örtüşmemesidir. Bu hakikaten ayrılığı tetikleyebilir ama ihtimaldir ki siz bu yönünüzü, sadece blogunuzda değil iç iletişimde de her fırsatta ortaya koyuyorsunuzdur. Ama blog çok yeni ve popüler olduğundan ya da herkesin gözü önünde olduğundan, onun öne çıktığı örnekler tartışılıyor olabilir. Bence ne Microsoft’ta böyle bir şey olmuştur, ne de başka bir şirkette salt blog nedeniyle böyle bir şey olabileceğini ben düşünmem.
İleride liderlik ve bilişimle kalkınma konularına ağırlık vereceğim
Blogumun altında "Türkiye’ye, sektöre ve hayata dair" diye bir ifade var. Benim yapmak istediğim birkaç şey vardı: 1- Tüm kesimlerin doğru bilgi ve teknoloji kullanımının potansiyeline dikkat çekmek. 2- Aklımız erdiği, dilimiz döndüğünce gençlere bazı mesajlar vermek, yol gösterebilmek. 3- Sektör liderliği kimliğimizle bazı içeriği buradan da sunabilmek ve bunu diğer Microsoft blogger’ları ve Türkiye ve dünyadan farklı örneklerle zenginleştirmek. 4- İzleyici kitlesinden geri besleme almak ve orada kendi yönümüzü belirlemek. Benim şu ana kadarki yazılarım özellikle Türkiye’deki iş seyahatlerim, o seyahatlerde gençlerle, işadamlarıyla kurduğum iletişim, yaptığım sunum ve fotoğraflardan oluşuyor. İleride gençlere liderlik konusunda ciddi içerik sunmayı planlıyorum. Bir de yemek zevkim ve merakım var. Köpek eğitiminden bilimkurguya kadar okuduğum kitapları koymaya çalışıyorum. Bazı teknolojik gelişimleri de Microsoft’tan haberler kategorisinde barındırıyorum. Zaman içinde onların daha azaldığı, liderlik konusunun ve "Türkiye Bilişimle Kalkınıyor" vizyonunun ön plana çıktığı, kişisel konuların de arttığı bir içerik oluşacak.
Blogdan ilginç mesajlar
İyi günler Çağlayan bey rahatsız ettim adım Cebrail. Yaz tatilini değerlendirerek kendimi bilgisayar üzerine eğitmek istiyorum. Bilmem bana yardım eder misiniz ama şunu bilin bilgisayarı çok seviyor ve çok merak ediyorum...
Sayın Çağlayan Arkan, emekli bilgisayar sistem destek uzmanıyım.(...) Sizden özel bir ricam var win 3.1 den beri lisanslı Windows kullanıcısıyım sizlerin yanında Microsoft Türkiye’de görev yapmak istiyorum...
Benim Spaces’deki resimlerimin birisine argo söz içeren bir yorum yapılmış. Bunu kaldırmak ve o şahıstan şikayetçi olmak istiyorum. Şimdiden teşekkür ederim bi yardımcı olabilirseniz veya ne şekilde yardım bulabilirim?
Bunu buraya yazmam ne kadar doğru olur bilemiyorum ama başka çarem kalmadı... Size bir akıl danışacağım bu sıralar bir sürü arkadaşımın Msn’leri hacklenmekte. Sizce bunun önüne nasıl geçilecek? Ya da öyle demeyelim giden Msn’i nasıl geri alabiliriz? Gizli soruyu vs. hepsini değiştirmiş. Bunun yeri burası değil diyorsanız anlarım...
Microsoft Türkiye’nin blog yazarları
Çağlayan Arkan
Onur Görür
Ali Alpay
Ray Ozzie
Mehmet Nuri Çankaya
Mehmet Emre
Gamze Tüysüz
Evet, haber bu kadar. Acaba Google Türkiye hakkında haberleri ileride Microsoft ile çıkan haberlerden daha sık duyabilecek miyiz? Microsoft Blogları da msn tabanlı, doğal olarak google tabanlı bir blog düşünemezdik.
Bu arada, Ticari Plaka günde birkaç defa güncelleniyor gibi gözükse de, bizim de amacımız bu blogu haftada en az 2 kere güncellemek olacaktır. Türk iş hayatına dair ilginç haberler her zaman internette var, ancak bunları seçip, değerlendirip bir blogta toplamayı baştan beri arzu ettik. Değerli yorumlarınızı bırakırsanız, bizi memnun edersiniz.
1 yorum:
Haberi kopyalarken benim blog adresimi de kopyalamissiniz; ben de bloguma "link gonderen" sayfalar arasinda size rastladim. Blogunuzu Atom dagitimdan takip edecegim. Iyi calismalar, --Ali Alpay
Yorum Gönder