<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483</id><updated>2012-02-17T05:12:51.101+02:00</updated><category term='uluslararası ticaret'/><category term='coca cola'/><category term='erkan çelebi'/><category term='marina'/><category term='çağlayan arkan'/><category term='abd'/><category term='taxi'/><category term='yenibiris'/><category term='Birleşmiş Milletler'/><category term='microsoft turkiye genel müdürü'/><category term='kanada'/><category term='mülakat'/><category term='türkiye'/><category term='turkiye'/><category term='hürriyet ik'/><category term='Ali Koç'/><category term='karsan'/><category term='taksi'/><category term='renault truck'/><category term='ikea'/><category term='efes pilsen'/><category term='daily news'/><category term='Küresel İlkeler Zirvesi'/><category term='us news'/><category term='uluslararası şirket'/><category term='muhtar kent'/><category term='Gila Benmayor'/><category term='kariyer'/><category term='tekne'/><title type='text'>TİCARİ PLAKA</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>7</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-8530107635412456402</id><published>2007-08-19T16:43:00.000+03:00</published><updated>2007-08-19T16:55:56.737+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='marina'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkan çelebi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tekne'/><title type='text'>Türkiye'de Tekne Marina Sektörü 2007 Yaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://kalkan-turkey.com/bestmarinaview.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://kalkan-turkey.com/bestmarinaview.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gönül ister, her sektörden böyle umutlu haberler gelsin. Umuyoruz, önümüzdeki günlerde de bu tip haberlere rastlarız. Hürriyet'ten &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7112266.asp?yazarid=18"&gt;Erkan Çelebi'&lt;/a&gt;nin haberini bugün sizinle paylaşmak istiyoruz. Ayrıca, ingilizce hazırlanan çok hoş bir &lt;a href="http://www.sailblogs.com/member/bluecruiseturkey/"&gt;blogu&lt;/a&gt; da sizlere tavsiye ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Türkiye’de tekne sevdası zirveye çıktı, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;marinalarda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; bağlanacak yer kalmadı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE’deki tersaneler, tekne ve yat siparişlerini karşılamakta zorlanırken günlük 15 bin yat kapasitesi olan marinalarda, kapasite kullanımı yüzde 120’lere dayandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marina işletmecileri çareyi, kiraya yüzde 5-10 zam yapmakta buldu. Buna rağmen marinalarda yer sorunu had safhaya ulaştı. Şimdi tekne ve yat için ’tanıdık yoluyla torpil mekanizması’ çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.pupayachting.co.uk/pupaimg/marina5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 444px; height: 331px;" src="http://www.pupayachting.co.uk/pupaimg/marina5.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;TÜRKLERİN tekne tutkusu, çılgınlık boyutuna ulaştı. Türkiye’deki tersaneler, tekne ve yat siparişlerini karşılamakta zorlanıyor. İstanbul, Ege ve Akdeniz’deki marinaların kapasite kullanımı da bir anda yüzde 120’lere ulaştı. İşletmeciler çareyi, toplam kapasitesi 15 bin yatla sınırlı olan marinaların kira bedellerine yüzde 5-10 zam yapmakta buldu. Ancak, bu da çözüm olmadı. Marinalarda yer sorunu had safhaya ulaştı. Tekne ve yat bağlayacak marina bulan, kendini şanslı sayıyor. Bulamayanlar tanıdık bulup torpil yaptırarak teknesine yatına yer buluyor. İstanbul, Ege ve Akdeniz’deki marinalarda yaşanan yer sorununda, tekne ve yat satışındaki artışa paralel, İtalya, Yunanistan, Hırvatistan ve İspanya gibi ülkelerdeki marinaların doluluk oranları da etkili oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TERSANE SAYISI ARTIYOR:&lt;/span&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.starofthewest.co.nz/People_Places/0205_Kemer03.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 332px; height: 215px;" src="http://www.starofthewest.co.nz/People_Places/0205_Kemer03.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Spor amaçlı gerçekleştirilen yatçılığın üst gelir grubu arasında yükselen trend olması, siparişlere yansıyor. Bu da, tekne ve yat üreten tersane sayısının gün geçtikçe artmasına yol açıyor. Bu artış, ihracata yönelik üretimlerde de gözleniyor. Mega yat üretiminde İtalya ve Amerika’nın ardından dünyanın 3’ncü büyük üreticisi konumuna gelen Türkiye’de, mega yat üreten 14 kuruluş bulunuyor. Bu kuruluşlar, yılda toplam 2 bin 256 metre uzunluğunda 61 dev yat üretimi gerçekleştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;13’Ü MAVİ BAYRAKLI 35 MARİNA: &lt;/span&gt;Arkadaşımız Meltem Kara’nın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de 13’ü mavi bayraklı olmak üzere toplam 35 marina bulunuyor. Bu marinaların toplam kapasitesi 15 bin yatı buluyor. Deniz turizmi Türkiye turizm gelirlerinin yüzde 25’ini oluşturuyor. Türkiye’deki marinalar, ağustos ayı itibariyle yüzde 100’lük doluluk oranına ulaştı. Bir çok marinada doluluk yüzde 120’leri buldu. Ege ve Akdeniz’deki marinalar, imkanları ve Yunan Adaları’na yakınlığı nedeniyle ön plana çıkıyor. Ege ve Akdeniz’de bulunan yatların bir sonraki durağı İstanbul oluyor. Günlük bağlama alanı kiralayan bu turistik yatlar, İstanbul’dan ayrıldıktan sonra yeniden Ege’ye dönüyor.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.pupa.com.tr/Marina/marina.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 573px; height: 391px;" src="http://www.pupa.com.tr/Marina/marina.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÜRETİMDE PATLAMA:&lt;/span&gt; Yükselen tekne trendinden, üreticiler de payını alıyor. Bunda, tekne ve yat ihracatında yaşanan artış da etkili oluyor. 2006 yılında lüks yat siparişlerinde yaşanan yüzde 88 oranındaki artışın, bu yıl yüzde 100’lere ulaşması bekleniyor. Bu üretici firma sayısında da artışa neden oldu. İstanbul Tuzla’da tekne üretimi gerçekleştiren kuruluşlar, daha şimdiden talebe yanıt vermekte zorlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mavi bayraklı marinalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAVİ bayraklı marinalar şöyle sıralanıyor: Antalya’da; Kemer Türkiz Marina, Setur Finike Marina, Muğla’da; Ece Marina, Port Göcek Marina, Netsel Marina, Akdeniz Martı Marina, Milta Marina, D-Marin Turgutreis, Port Bodrum Yalıkavak, Aydın’da; Setur Kuşadası Marina, Setur Ayvalık Marina, İstanbul da ise Ataköy ve Kalamış Marina. Mavi bayraklı marinaların arasında yer alan Setur Antalya Marina, bu sezonun başında Çelebi Marina’ya devredildi. Devredilme işlemlerinin marina seçiminden sonra yapılması, 14 olan mavi bayraklı marina sayısının 13’e düşmesine yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;En iyi hizmet Türkiye’de&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DENİZE olan ilgilinin arttığını söyleyen Setur Kuşadası ve Çeşme Marina Müdürü Hakan Tellioğlu, "Gençlerin almış olduğu yelken eğitimlerinin marinaların doluluğunda etkisi var. Ayrıca gelir seviyelerinin yükselmesi de artışlarda etkili oluyor" dedi. Tellioğlu, Avrupa’da en iyi hizmeti veren marinaların da Türk marinaları olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Marina kapasitesi yetersiz kalıyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DENİZ turizminin, Türkiye turizm gelirlerinin yüzde 25’ini oluşturduğunu hatırlatan Milta Bodrum Marina Genel Müdürü Ömer Karacalar, "Bu oran, Akdeniz havuzunda dolaşan tekne sayısının ancak yüzde 0.7’sine yanıt verebilen marina kapasiteleri ile mevcut potansiyelin çok altında" dedi. Karacalar, şöyle konuştu: "Avrupa’daki marinaların doluluğu, Türkiye’ye olan yönelimi de artırıyor. Bu kadar büyük potansiyele sahip bir sektörün gelişmesi marina yatırımlarının artması ile mümkün olabilir. Ancak, Türkiye’deki toplam marina kapasitesi henüz çok yetersiz. Buna karşın, sadece Türkiye’de değil tüm Akdeniz’e sahili olan ülkelerde denize indirilen tekne sayısı hızla artıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Marina kiraları Avrupa seviyesinde&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.tgeyacht.com/images/Photos/RhodesHarbor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.tgeyacht.com/images/Photos/RhodesHarbor.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MARİNALARDA çekek, onarım gibi standart hizmetlerin dışında kablosuz internet, yakıt, fitness center, sauna, masaj, alışveriş merkezi, restoran ve bar gibi hizmetler de veriliyor. Türk marinalarında verilen hizmet ve bakım-onarım Avrupa marinalarından aşağı kalmıyor. Marinalarda kiralar da Avrupa’yla aynı seviyede bulunuyor. Marinaların günlük minumum kiraları, 10 dolar ile 27 Euro arasında değişiyor. Bu bedel aylık 194 dolar ile 500 Euro arasında değişiyor. Yıllık bağlama bedeli ise 787 dolardan 2 bin Euro’ya kadar çıkıyor. 100 YTL’nin altında kalan ücretlere ayrıca KDV ekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Servis ve hizmet standardı arttı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ULUSLARARASI alanda denize inen yat sayısının her yıl arttığını söyleyen Kemer Türkiz Marina Müdürü Umut Tepedelenlioğlu, "Akdeniz’e inen yat sayısı artıyor. Üretilen yatların boyları da büyüyor. Yatlar büyüdükçe marinaların kapasitesi de azalıyor. Türkiye’deki marina servisi ve teknik bakım-onarım hizmetleri gelişmiş durumda. Personel sayısı da yüksek. Ayrıca serbest bölgede üretilen tekneler Türk turizminin tanıtılmasını da sağlıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Homeport limana ihtiyaç var&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılına kadar kuruvaziyer şirketleri tarafıdan inşaatları başlamış kuruvaziyer gemilerin maliyetinin 17.5 milyar dolar olduğunu söyleyen Deniz Turizmi Birliği Genel Sekreteri Artun Çağlayan, "Kuruvaziyer gemiler Karadeniz’e çıkamıyor. Barcelona ve İtalya’dan kalkan gemilerin Karadeniz’e açılması çok uzun sürüyor. Kimse bu kadar uzun süreli bir yolculuğa çıkmayı istemiyor. Bu nedenle Türkiye homeport olmalıdır. Karadeniz’e açılmanın yolu bir homeport limandan geçiyor" diye konuştu."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-8530107635412456402?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/8530107635412456402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=8530107635412456402' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/8530107635412456402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/8530107635412456402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/08/trkiyede-tekne-marina-sektr-2007-yaz.html' title='Türkiye&apos;de Tekne Marina Sektörü 2007 Yaz'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-3955479491187355846</id><published>2007-07-22T18:27:00.000+03:00</published><updated>2007-07-22T23:29:53.066+03:00</updated><title type='text'>İş Ahlakı Üzerine Bir Yazı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://fc02.deviantart.com/images3/i/2004/081/3/3/untitled_IV.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://fc02.deviantart.com/images3/i/2004/081/3/3/untitled_IV.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazen bir resim, bir sayfa analize bedeldir. Aşağıda yayınladığımız resim, iş sahibinin iş yerine olan saygısından ileri gelen davranışı takdire şayandır. Bu çok doğal gelişen davranış, diğer ülkelerde bir zorunluluk olarak algılanabilir. Türkiye'de çekilen bu resimde, iş sahibi bize birçok ders veriyor aslında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-3955479491187355846?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/3955479491187355846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=3955479491187355846' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/3955479491187355846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/3955479491187355846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/07/i-ahlak-zerine-bir-yaz.html' title='İş Ahlakı Üzerine Bir Yazı'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-4313788920592728745</id><published>2007-07-15T23:13:00.000+03:00</published><updated>2007-07-15T23:41:37.419+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kariyer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mülakat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yenibiris'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uluslararası şirket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ikea'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hürriyet ik'/><title type='text'>Toplu Mülakat ve İş Arayanlar, Aradığını Bulanlar, Bulamayanlar, Bir Kariyer Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.daxion.net/about/bjorn_snellman/images/Ikea.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.daxion.net/about/bjorn_snellman/images/Ikea.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;IKEA her zaman hayretle takip ettiğim bir uluslararası şirket olmuştur. Bir keresinde, bu şirket hakkında case study üzerinde çalışmıştım. Ulusal (İsveç) renklerinden taviz vermeden, Dünya'nın her yerinde Wal-Mart gibi Çin de Çin demeden, en ucuz ve lojistik olarak en yakın üretim yerleri ile çoğunlukla yerel üreticiler ile çalışan IKEA hakkında yeni bir haber Pazar günü &lt;a href="http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticle.aspx?vID=8073&amp;sectionID=9"&gt;Hürriyet İK&lt;/a&gt;'da yer aldı. Haberin tamamını aşağıda bulabilirsiniz. Kısa bir yorum yapmak gerekirse, o ilk mülakat dakikaları  gerçekten çok duygusal. Sevdiğiniz birisi ile ömür boyu yaşamak gibi. İnsan işini severse, gerisi kolay. Ayrıca sattığı ürünleri de sevmesi gerek. Ancak çok sevdiği bir şirkette mülakatı bile geçememek? Kısmet mi? Şans? Her neyse, herşeyin hayırlısı demekle yetiniyoruz. Umarız Türkiye'den de IKEA gibi agresif, büyük düşünen şirketler Dünya'ya yayılır. Tarihi çok eski nice gıda şirketimiz var, ancak bunlar neden yüksek ihracat rakamlarına ulaşamıyor. Önümüzdeki günlerde ihracattaki ilk 100'ü tartışacağız. Şimdi söz verdiğimiz haber zamanı :-) Gaye Güzelay'ın haberi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;İşte toplu mülakat böyle yapılıyor&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://shanghai.iknowthiscity.com/wp-content/uploads/2007/04/ikea-shanghai-kramchang.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://shanghai.iknowthiscity.com/wp-content/uploads/2007/04/ikea-shanghai-kramchang.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IKEA’nın insan kaynakları uzmanları, 9-11 Temmuz arasında yaklaşık bin adayla, en fazla 7’şer kişilik gruplar halinde mülakat yaptı. Seçilenler, önümüzdeki hafta bire bir mülakata alınacak. Aralarından 80’i, 1 Kasım’da açılacak Bayrampaşa mağazasında çalışacak. Toplu mülakatlardan birine katıldık, adayların nasıl değerlendirildiğine baktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masanın bir tarafında 6 aday, diğer tarafında 2 şirket yetkilisi var. Ikea’nın 1 Kasım’da açılacak Bayrampaşa mağazası için alınacak 80 satış danışmanının seçilmesinin ilk aşamasında, yani toplu mülakattayız. İlk 10 dakika şirket yetkilileri, Ikea Bayrampaşa İK Müdürü Başak Yılmaz ve Ikea Mobilya Satış Müdürü Emrah Bakiler, adaylara şirketi tanıtıyor. Ardından adaylar, sırayla daha önceki iş deneyimlerini ve neden burada çalışmayı istediklerini anlatıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada gözüm adayların görüşme için uygun gördükleri kıyafetlere takılıyor. Kimisi spor giyinmiş, kimisi takım elbiseyi tercih etmiş. Örneğin daha önce bir yapı markette çalışmış olan Sarper ve Ahmet, kot pantolon üzerine spor gömlekle gelmişler. Sarper daha önceki işinde banyo bölümünde çalışmış. Yine banyo bölümünde mi çalışmak istediği sorulduğunda, "Evet tabii, banyoyu seviyorum" diyor. Daha önce Ikea’da çalışan Serdar, takım elbiseli, kravatlı. Şu anda bir mağazada satış danışmanı olarak çalışan Ebru, siyah gömlek ve siyah kumaş etek giymiş. Neden Ikea? diye sorusuna "Bu alanda kariyer yapmak istiyorum, bunu yapabileceğim yer de Ikea" diyerek, tatmin edici bir yanıt veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sıra vaka çalışmasına geliyor. Adaylardan, kendilerini mobilya ve ev dekorasyonu sektöründeki ünlü ABC mağazasının satış danışmanının yerine koyarak, şu konuları öncelik sırasına göre sıralamaları isteniyor: 1) Reyonunuzda boşalmış bir teşhir sepeti var, 2) Elinde bir ürün listesi ile dolaşan ve aradığını bulamayan bir müşteri var, 3) Rafta fiyat etiketi bulunmayan bir ürün var, 4) Takım liderinizle hazırlamanız gereken sipariş listesi var, 5) Ürünlerin satış paylarını kontrol etmeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GRUBUN FARKLI SESİ EFE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Zor kısım aslında bundan sonra başlıyor. Adayların, sıralamayı grup halinde tartışıp, herkesin üzerinde hemfikir olacağı bir sıralama oluşturmaları gerekiyor. Grubun farklı sesi Efe oluyor. Onun dışındaki herkes sıralamada birinci önceliğin aradığını bulamayan müşteriye, ikinci önceliğin ise boş teşhir sepetine verilmesi gerektiğini söylüyor. Efe ise fiyat etiketi olmamasının ikinci öncelik olması gerektiğinde ısrar ediyor. İkna turunda, Efe’ye en fazla karşı çıkan kişi Serdar oluyor. İkisi arasındaki diyalogdan, Efe’nin heyecanlandığında hafif kekelediğini görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada Bayrampaşa İK Müdürü Başak Yılmaz araya girerek, Sarper’e neden bu sıralamayı yaptığını soruyor, Efe’yi ikna etmesini istiyor. Sarper, "Müşteri bir ürün ararken siz etiketle uğraşırsanız sinirlenebilir, basar gider yani" diyor. Efe hala ikna olmuyor. Grupta onu ikna edecek birine ihtiyaç duyuluyor, Ebru imdada yetişiyor: "Diyelim ki çok güzel bir restoran var. Oraya gittiğinizde fiyat listesi yok ama garson geliyor, size ne istediğinizi soruyor, sizinle ilgileniyor. Yer çok güzelse, sırf fiyatını görmediniz diye bir daha gitmeyeyim demezsiniz. İlgi görürseniz fiyatı da zaten söylerler size." Efe sonunda ikna oluyor, "O zaman tamam" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NALAN KISIK SESLE CEVAP VERİYOR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Buna göre sıralamanın ilk üç maddesinin aradığını bulamayan müşteri, boş teşhir sepeti ve etiketsiz ürün olduğu konusunda fikir birliğine varılıyor. Ancak son iki maddede de grup Efe’yle farklılaşıyor. Diğerleri takım lideriyle hazırlanması gereken sipariş listesine öncelik verilmesi gerektiğini söylerken, Efe önce ürünlerinin satış paylarına bakılmasının doğru olduğunda ısrar ediyor. Grup Efe’yi ikna etme uğraşına devam ederken, Başak Yılmaz tekrar araya girip, bu sefer Nalan’a "Sipariş listesini neye göre hazırlamayı düşündün?" diye soruyor. Nalan önüne bakarak kısa bir süre düşünüyor, kısık sesle tatmin etmeyen bir yanıt veriyor. Ahmet aynı soruya, "Gezdiğiniz zaman gözle görülür zaten" yanıtını vererek, hem deneyimli olduğunu hem de özgüvenini ortaya koyuyor. Ikeacıların soruları sonucunda, bu sefer diğer adaylar, Efe’nin sıralamasını kabul ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaylara düşen kısım burada bitiyor. Sıra geliyor değerlendirmeye, yani bire bir mülakatlara kimlerin katılacağına karar vermeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;KİMİ NASIL DEĞERLENDİRDİLER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yetkililer değerlendirmeyi, ellerindeki form yardımıyla yapıyor. Formda sözel iletişim, aktif dinleme ve kavrama, problem çözme ve analiz, ikna etme ve takım çalışması yetkinlikleri zayıf, orta, iyi ve çok iyi olarak derecelendiriliyor. Ayrıca dış görünüş, diksiyon, konuşma dili kullanımının uygun olup olmadığı işaretleniyor. Sonuçta adaylar hakkında şu değerlendirmeye varılıyor:&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://armandfrasco.typepad.com/photos/uncategorized/tmm_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://armandfrasco.typepad.com/photos/uncategorized/tmm_1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet: Tam perakendeci. Uygun. Nalan: Çok zayıf, çok çekingen. Göz teması kuramıyor, ikna kabiliyeti yok. Ebru: Çok başarılı, prezantabl. Yol gösterici, kontrollü, hedefleri belli. Sarper: Akıllı, dinliyor, biraz sessiz. Geride kalacak ama verilen görevi de yapacak bir tip. Banyoda çalışmış, sattığı ürünleri seviyor. Efe: Konuşurken bazen takılıyor. Ama buna rağmen pes etmiyor. İnat da etmiyor. Çok problemli müşteri karşısında sıkışıp kalabilir. Showroom değil ancak mağaza katında çalışabilir. Serdar: Çok baskın. Efe’ye anlatıyor ama aslında bize bakıyor, dinliyor muyuz diye. Kendinden çok emin. Ezici bir yönü var. Grup liderini zorlayacak biri, o açıdan iyi. Ayrıca agresifleşmedi de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu değerlendirmeden sonra, adaylar dışardaki masada sonucu öğreniyor. Bir sonraki mülakata geçenlere, mülakatın tarihi ve yer bilgileri, küçük turuncu ahtapot oyuncağa iliştirilmiş şekilde veriliyor. Nalan ise, üzerinde not olmayan bir ahtapot alıyor, olumsuz sonuç ona sözlü bildiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu kişi çok sivri almayalım demiyoruz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ikea Mobilya Satış Müdürü Emrah Bakiler, toplu mülakatta grubun içiden çıkan doğal liderlere dikkat ettiklerini söylüyor: "Burada öne çıkan arkadaşlar, kendi ekiplerinde de aynı liderliği göstereceklerdir. Ikea’da yöneticiler çalışanlar içinden çıktığı için, bu arkadaşlar ne kadar grup liderini zorlayacak kişiler olurlarsa o kadar iyi. Aman bu adam sivri, çok fazla öne çıkar, almayalım, ne olacak sanki satış danışmanlığı yapacak, demiyoruz."&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://franchisor.ikea.com/images/index_05.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 272px; height: 297px;" src="http://franchisor.ikea.com/images/index_05.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-4313788920592728745?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/4313788920592728745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=4313788920592728745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/4313788920592728745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/4313788920592728745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/07/toplu-mlakat-ve-i-arayanlar-aradn.html' title='Toplu Mülakat ve İş Arayanlar, Aradığını Bulanlar, Bulamayanlar, Bir Kariyer Hikayesi'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-8761710849288999421</id><published>2007-07-11T22:34:00.000+03:00</published><updated>2007-07-11T22:58:23.919+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çağlayan arkan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='microsoft turkiye genel müdürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yenibiris'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hürriyet ik'/><title type='text'>Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan ve Türkiye'de İlk Şirket Blogu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticleImage.aspx?ImageID=4910"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 107px; height: 77px;" src="http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticleImage.aspx?ImageID=4910" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Acaba blogu mu bloğu mu? Ancak daha önemlisi Türkiye'de bir iş adamının da blogger ailesine katılmış olması. Haberi kulak misafiri olarak duyduktan sonra, google'da microsoft türkiye genel müdürünü aramak biraz zor oldu.&lt;br /&gt;Microsoft turkiye ceo - search&lt;br /&gt;microfoft turkey ceo - search&lt;br /&gt;sonuç yok...En sonunda Hürriyet İK'nin haberine denk geldim, ve gerisi çorap söküğü gibi meydana çıktı. &lt;a href="http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticle.aspx?vID=8049&amp;sectionID=9"&gt;Gaye Güzelay&lt;/a&gt;'ın haberi.&lt;br /&gt;Önce haberi okuyalım, ardından tekrar beraberiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Bu bir Microsoft blogu değil bir Çağlayan Arkan blogu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süredir bekliyorduk. Türkiye’de ne zaman bir şirket blogu oluşturulacak, ne zaman bir yönetici blog tutmaya başlayacak diye. İlk isim, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan oldu. "Bu kesinlikle bir Microsoft blogu değil, bir Çağlayan Arkan blogu. Ama Çağlayan Arkan’ı Microsoft kimliğinden ne kadar ayırabilirseniz, işte o kadar Çağlayan Arkan blogu" diye anlatıyor kendisi.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA7_OYhbj1LIXiFU0eNLrhc7xv4yaycfK7aPmN9VAKfS8R7vnpzfp_b0z"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA7_OYhbj1LIXiFU0eNLrhc7xv4yaycfK7aPmN9VAKfS8R7vnpzfp_b0z" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5 Mayıs’ta açılan blogda gezilerini anlatıyor, sunumlarını paylaşıyor, Microsoft’tan haberleri aktarıyor. Gelen soruları yanıtlıyor. Okuduğu kitapların ve favori mekanlarının listesini tutuyor. Blogu günde ortalama 200 kişi ziyaret ediyor. Çağlayan Arkan’la blogunu konuştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Neden blog tutmaya başladınız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;-Blog, web sitesinin durağan ve tasarım ağırlıklı yapısına nazaran çok daha interaktif. Ve bir tür karşılıklı iletişim ortamı. Biz her zaman Türkiye’nin potansiyelini ve burada genç nüfusun oynadığı potansiyel rolü çok önemsediğimizi söylüyoruz. "Türkiye Bilişimle Kalkınıyor" vizyonunu bu nedenle ortaya koyduk. İnternette var olanlar genç, teknoloji üzerine çalışan ve teknolojiyi kullanan kesim. Bu kesime blog yoluyla erişmek çok doğru geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ne kadar vaktinizi alıyor bloga yazı yazmak?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Blog fikri geçen yıldan beri aklımda. Bir hayli ev ödevi yaptım. Yurtiçi ve yurtdışındaki pek çok başarılı örneğe, kullanım oranlarına, içeriklerine baktım. Sonuçta haftada bir güncellemeyi kendime hedef edindim. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Ortalama 4 günde bir güncellemeye başladım. Oradaki iletişim de çok başka bir tat verdi bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ziyaretçi sayısı, gelen yorumlar nasıl?&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA7_6zZMTRCfIc3rsJOdfS41hlsdOb1X-Cip45tGX37joiHY3hNjyNvlP"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA7_6zZMTRCfIc3rsJOdfS41hlsdOb1X-Cip45tGX37joiHY3hNjyNvlP" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-Günde 200 civarında kişi ziyaret ediyor. 2 ay içinde 10 bin ziyaretçi oldu. Bugüne kadar hiç olumsuz geri dönüş almadım. İster istemez insanın bu konuda bir parça tereddütü olabiliyor. Çünkü tamamen açık. Her yazılanı herkesin gördüğü, hiçbir şekilde yönetilmeyen bir ortam. Şu ana kadar hiçbir tatsız sürprizle, seviye, üslup bozukluğuyla karşılaşmadık. MSN’le, Microsoft’la ilgili pek çok soru alıyorum. Gençlerden kariyerleri, eğitimleriyle ilgili sorular geliyor. Her iletiye 24 saat içinde mutlaka yanıt yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu blogun Çağlayan Arkan’a direkt ulaşmanın yolu olduğu gibi bir algı da var galiba. Mesela iş başvurusunda bulunanlar oldu mu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Gayet tabii. Biz zaten ulaşılabilir insanlar olduğumuzu ve bunu da istediğimizi ortaya koyacak şekilde bu blogu açmaya karar vermiştik. Bu bizim yakındığımız değil, kucakladığımız bir tavır. Yaklaşık 10 iş başvurusu geldi. Bunlar geldiği zaman İK veya web sitesi tarafına resmi başvurunuzu yapın diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mesajlarda bir kişi de MSN’inin hacklendiğini anlatıp yardım istemiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;-Bunlara tek tek çare bulmam söz konusu değil. Ben de onlara hangi linklerden, hangi telefon numaralarından ne tür destek alabileceklerini belirterek yönlendirmeye çalışıyorum. Onlar azalacaktır zamanla herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bloglar üzerine yazılmış "Çıplak Sohbetler" adlı kitapta Amerikalı girişimci Mark Cuban, verdiği röportajların basında istediği gibi yer almamasından yakınıyor, artık bloguyla mesajlarını istediği gibi iletebildiğini söylüyordu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;. Siz de blogunuzu mesajlarınızı istediğiniz gibi iletmenin yolu olarak görüyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Bu ifadeye yürekten katıldığımı söyleyebilirim. Basın açısından içeriğin ilginçliği çok önemli. Ayrıca orada size ayrılacak yer her zaman kısıtlı. Bizler de kimi zaman bu kısıtların farkında olmadan sohbetlerde içerik sağlayabiliyoruz. Bunların kesilmesi doğaldır. Ama tabii bu kısaltmayı içeriğin sahibi olarak siz yapmadığınız zaman bazı şeylerin istediğiniz anlamı verememesi de doğal. Dolayısıyla istediğiniz uzunlukta, kişisel üslubunuzla, direkt olarak kendinizi ifade etmeniz çok önemli bir avantaj. Bunu blog yapısı tamamen barındırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Blog tutmaya başlamadan önce, yazan biri miydiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Evet. İlkokul, ortaokul, lise döneminde düzgün Türkçe konuşup yazmaya önem verilen bir kültürde yetiştirildik. Yazılı iletişim belki sözlü iletişim kadar sıcak, direkt değil ama tam anlamıyla&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA78BwFl9cNCWaGRbPZBzOP-FoQ4ge8Lrk99kQSkpGYiOOp3haIeYDvyG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA78BwFl9cNCWaGRbPZBzOP-FoQ4ge8Lrk99kQSkpGYiOOp3haIeYDvyG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; kendinizi ifade etmenize olanak sağlıyor. Bizim sözlü iletişim kurmak için çok fırsatımız oluyor, bir yıl içinde direkt olarak 10 binlerce insana ulaşıyorum. Orada söylediğimiz şeyleri burada yazıyla tamamlamak, hatta fotoğrafla, videoyla desteklemek daha iyi anlaşılmanızı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Microsoft’un yurtdışında kurumsal blogları da var...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Evet, örneğin Microsoft’un baş yazılım mimarı, ortalama ayda bir ama muazzam derinlik ve uzunlukta yazılar yayınlar blogunda. Onun dışında Microsoft çalışanlarının, tamamen demokratik ve olgun bir şirket olarak içini dışarıya açan ve bazı konuları kamuoyuyla tartışan blog yazarları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Blog yazmanız size ne kazandırıyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- İnternetle, iletişimin ucuzlaması ve geniş bant imkanlarıyla çok farklı bir iletişim ortamına doğru gidiyor dünya. Burada bloglar, yüz yüze konuşma imkanı olmayan insanlarla iletişim kurmak, yaptıkları işlerle ilgili geri bildirim almak gibi nedenlerle çok önemli. Kurumların da kendi iç iletişim çabaları, şeffaflıkları yönünden blogların önemli rol oynadıklarını görüyorum. Benim blog açmam, bizim içimizde bile ciddi bir heyecan yarattı. Hem bir ilk olması nedeniyle arkadaşlarımıza gurur verdi, hem herkesi bir parça daha cesaretlendirdi. Hem de gelen geri beslemelerle de, insanların ne düşündüklerini görme imkanımız oluyor. Bunları değerlendiriyoruz. Onun için bize çok şey kazandırdığını söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Blogunuza gelen en ilginç gelen yorum veya soru neydi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Çok genç, 16-18 yaşlarında hacker arkadaşlarımız var. Zaman zaman kendilerini anlatıyorlar, ben bu konuda çok yetkinim, yetenekliyim, her zaman emrinize amadeyim gibi şeyler yazıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Blog işten çıkarma nedeni olamaz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dünyada blogun işten çıkarma nedeni olduğu bazı vakalar var. Blog hazırlarken çalışanların otosansür yaptığını düşünüyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Microsoft’ta benim bildiğim blog nedeniyle işten çıkarma örneği yok. Ciddi eleştirileri Microsoft olgunlukla karşılamayı bilmiştir. Bence bir insanı en önemli işten çıkarma nedeniniz, o kişinin sahip olduğu değerlerle kurumun sahip olduğu değerlerin örtüşmemesidir. Bu hakikaten ayrılığı tetikleyebilir ama ihtimaldir ki siz bu yönünüzü, sadece blogunuzda değil iç iletişimde de her fırsatta ortaya koyuyorsunuzdur. Ama blog çok yeni ve popüler olduğundan ya da herkesin gözü önünde olduğundan, onun öne çıktığı örnekler tartışılıyor olabilir. Bence ne Microsoft’ta böyle bir şey olmuştur, ne de başka bir şirkette salt blog nedeniyle böyle bir şey olabileceğini ben düşünmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İleride liderlik ve bilişimle kalkınma konularına ağırlık vereceğim&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA7_U38Y4XJMjxCW-qOHqO9yhff_e-stonoKB6I1qkxD8ucHlW7OM3lLM"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://byfiles.storage.msn.com/y1pHY_sJkubA7_U38Y4XJMjxCW-qOHqO9yhff_e-stonoKB6I1qkxD8ucHlW7OM3lLM" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Blogumun altında "Türkiye’ye, sektöre ve hayata dair" diye bir ifade var. Benim yapmak istediğim birkaç şey vardı: 1- Tüm kesimlerin doğru bilgi ve teknoloji kullanımının potansiyeline dikkat çekmek. 2- Aklımız erdiği, dilimiz döndüğünce gençlere bazı mesajlar vermek, yol gösterebilmek. 3- Sektör liderliği kimliğimizle bazı içeriği buradan da sunabilmek ve bunu diğer Microsoft blogger’ları ve Türkiye ve dünyadan farklı örneklerle zenginleştirmek. 4- İzleyici kitlesinden geri besleme almak ve orada kendi yönümüzü belirlemek. Benim şu ana kadarki yazılarım özellikle Türkiye’deki iş seyahatlerim, o seyahatlerde gençlerle, işadamlarıyla kurduğum iletişim, yaptığım sunum ve fotoğraflardan oluşuyor. İleride gençlere liderlik konusunda ciddi içerik sunmayı planlıyorum. Bir de yemek zevkim ve merakım var. Köpek eğitiminden bilimkurguya kadar okuduğum kitapları koymaya çalışıyorum. Bazı teknolojik gelişimleri de Microsoft’tan haberler kategorisinde barındırıyorum. Zaman içinde onların daha azaldığı, liderlik konusunun ve "Türkiye Bilişimle Kalkınıyor" vizyonunun ön plana çıktığı, kişisel konuların de arttığı bir içerik oluşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Blogdan ilginç mesajlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İyi günler Çağlayan bey rahatsız ettim adım Cebrail. Yaz tatilini değerlendirerek kendimi bilgisayar üzerine eğitmek istiyorum. Bilmem bana yardım eder misiniz ama şunu bilin bilgisayarı çok seviyor ve çok merak ediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Çağlayan Arkan, emekli bilgisayar sistem destek uzmanıyım.(...) Sizden özel bir ricam var win 3.1 den beri lisanslı Windows kullanıcısıyım sizlerin yanında Microsoft Türkiye’de görev yapmak istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim Spaces’deki resimlerimin birisine argo söz içeren bir yorum yapılmış. Bunu kaldırmak ve o şahıstan şikayetçi olmak istiyorum. Şimdiden teşekkür ederim bi yardımcı olabilirseniz veya ne şekilde yardım bulabilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu buraya yazmam ne kadar doğru olur bilemiyorum ama başka çarem kalmadı... Size bir akıl danışacağım bu sıralar bir sürü arkadaşımın Msn’leri hacklenmekte. Sizce bunun önüne nasıl geçilecek? Ya da öyle demeyelim giden Msn’i nasıl geri alabiliriz? Gizli soruyu vs. hepsini değiştirmiş. Bunun yeri burası değil diyorsanız anlarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Microsoft Türkiye’nin blog yazarları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://caglayanarkan.spaces.live.com/"&gt;Çağlayan Arkan&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://onur.spaces.live.com/"&gt;Onur Görür&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://aliatwork.spaces.live.com/"&gt;Ali Alpay&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rayozzie.spaces.live.com/"&gt;Ray Ozzie&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.nuricankaya.com/default.asp"&gt;Mehmet Nuri Çankaya&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blogs.msdn.com/emre"&gt;Mehmet Emre&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gamzetuysuz.spaces.live.com/"&gt;Gamze Tüysüz&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, haber bu kadar. Acaba Google Türkiye hakkında haberleri ileride Microsoft ile çıkan haberlerden daha sık duyabilecek miyiz? Microsoft Blogları da msn tabanlı, doğal olarak google tabanlı bir blog düşünemezdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Ticari Plaka günde birkaç defa güncelleniyor gibi gözükse de, bizim de amacımız bu blogu haftada en az 2 kere güncellemek olacaktır. Türk iş hayatına dair ilginç haberler her zaman internette var, ancak bunları seçip, değerlendirip bir blogta toplamayı baştan beri arzu ettik. Değerli yorumlarınızı bırakırsanız, bizi memnun edersiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-8761710849288999421?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/8761710849288999421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=8761710849288999421' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/8761710849288999421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/8761710849288999421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/07/microsoft-trkiye-genel-mdr-alayan-arkan.html' title='Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan ve Türkiye&apos;de İlk Şirket Blogu'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-1789124638911196385</id><published>2007-07-11T20:23:00.000+03:00</published><updated>2007-07-11T20:58:24.120+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='renault truck'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='abd'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='taxi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='daily news'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='us news'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karsan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='taksi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanada'/><title type='text'>Renault Trucks ve Karsan Türkiye - Bir Başarı Öyküsü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.infotron.com.tr/images/karsan%20logo.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.infotron.com.tr/images/karsan%20logo.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugünkü konuğumuz, Koç Holding eski CEO'su ve Vehbi Koç'un yakın çalışma arkadaşı Sayın İnan Kıraç. Sahibi olduğu Karsan'ın Bursa'daki fabrikasında bazı Renault Trucks modellerinin üretimine başlayan Sayın Kıraç'ın hikayesi bugünkü &lt;a href="http://www.haberturk.com/haber.asp?id=28758&amp;cat=130&amp;amp;dt=2007/07/11"&gt;Sabah gazetesinde&lt;/a&gt; Özhan Tezel yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;VEHBİ BEY 'AFERİN OĞLUM' DERDİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İnan Kıraç Renault Trucks ile Karsan Türkiye'de kamyon üretmek için düğmeye bastı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden Karsan işine girdim? Renault Trucks'ın (RT) "Türkiye'de bugüne kadar attığımız en büyük adım" olarak nitelendirdiği Karsan ile RT işbirliği gerçekleşti. RT ve Karsan yetkililerinin pazartesi Lyon'da imzaladığı anlaşmanın detayları, İstanbul'da dün düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Yapılan bu anlaşmayla Koç Holding eski CEO'su ve Vehbi Koç'un yakın çalışma arkadaşı İnan Kıraç'ın sahibi olduğu Karsan'ın Bursa'daki fabrikasında bazı RT modellerinin üretimi için düğmeye basıldı. Bursa'da Peugeot ve Hyundai için ticari araç üreten, Amerika pazarına girerek taksi satmak için anlaşan şimdi de Renault ile işbirliğine girerek büyüyen Karsan, 2008 yılından itibaren ilk etapta yılda 5 bin adet Renault kamyon üretip, 6 kat büyüyecek. Bu büyüme sürecinde Koç Grubu ile hafif ticari araçtan sonra kamyon pazarında da bir rekabete giren Karsan'ın Yönetim Kurulu Başkanı Kıraç SABAH'a özel yaptığı açıklamada Vehbi Koç yaşasaydı kendisine şöyle söyleyeceğini belirtti: "Aferin oğlum, bana rakip olmakla iyi yapıyorsun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TÜRK İNSANINA GÜVENDİK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Basın toplantısına RT Dünya Başkanı Stefano Chmielewski, RT Türkiye Genel Müdürü Gino Costa, Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç ve Karsan Genel Müdürü Mehmet Can Karadağ katıldı. Toplantıda konuşan RT Türkiye Genel Müdürü Costa, RT'nin yaptığı bu yatırımın Türkiye'ye duyulan güvenin işareti olduğunu söyledi. "İstikrarlı büyüme Türkiye'yi 2006'da kamyon pazarında 42 binin üzerinde bir satışla Almanya, İngiltere ve Fransa'dan sonra Avrupa'nın dördüncü büyük pazarı haline getirdi. Türk insanının dinamizmine olan güvenimiz nedeniyle Türkiye'deki varlığımızı bir adım daha ileri götürme kararı aldık. Bu, Türkiye'de bugüne kadar attığımız en büyük adım olacak" şeklinde konuştu. Bursa'daki fabrikasında Renault Premium Uzunyol, Premium Lander ve Kerax kamyon modellerinin üretimini gerçekleştirecek Karsan'ın Genel Müdürü Karabağ, "Karsan RT'nin en büyük üretim üslerinden biri olacak. Yerlilik oranımız yüzde 40 civarında olacak. Bu yatırımla 300 kişiye daha istihdam sağlayacağız. Bu proje Karsan'a yılda 120 milyon Euro ek ihracat geliri getirecek" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ORTAK GİRİŞİM OLABİLİR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Karabağ, 2012'de RT ile daha da büyük bir işbirliği için Joint Venture (Ortak Girişim) seçeneğini de değerlendiklerini söyledi. Bir buçuk seneye varan müzakereler sonunda Türkiye'de üretim için anlaştıklarını belirten RT Dünya Başkanı Chmielewski ise, Karsan ile anlaşarak Türkiye'yi AB'ye aldıklarını vurguladı. Ortak girişim modeline sıcak bakan Chmielewski, "Karsan gelecekte umarım sadece bizim için araç üretir" şeklinde konuştu. Chmielewski'ye yanıt ise İnan Kıraç'tan geldi: "İnşallah bize çok iş verirler, biz de başka işe bakmayız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/61/Dolmu%C5%9F.JPG/800px-Dolmu%C5%9F.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/61/Dolmu%C5%9F.JPG/800px-Dolmu%C5%9F.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ticariplaka.blogspot.com/"&gt;Ticari Plaka&lt;/a&gt; olarak, biz de aynı temennilerde bulunuyoruz, umarız&lt;a href="http://www.karsan.com.tr/"&gt; Karsan&lt;/a&gt; Türkiye'nin gururu olmaya, ve bir bakarsınız, Toyota'nın ihracat rakamlarına erişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlarmısınız, emektar Peugeot J9 minibüsleri. Bu araçlar da Karsan tarafından üretilmişti. Tam aklımdan, &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_n9CT8g17jsk/RpUWBUhcfRI/AAAAAAAAAAM/c_IP8toEUtk/s1600-h/pejo+j9.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_n9CT8g17jsk/RpUWBUhcfRI/AAAAAAAAAAM/c_IP8toEUtk/s200/pejo+j9.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085995566129511698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;J9'un yeni modeli üretilir mi diye düşünürken, Karsan'ın internet sitesinde yeni modelleri gördüm, ve şaşırmadım desem yalan olmaz. İşte yeni modeller J9'lar.&lt;br /&gt;Karsan A.Ş. yönetim kurulu başkanı Sayın İnan Kıraç'ın, &lt;a href="http://www.karsan.com.tr/TR/kurumsal/ykBaskaninYazisi.asp"&gt;firmanın sayfasında&lt;/a&gt; paylaştığı yazıyı da burada belirtmeden geçemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Değerli Dostlarım, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40 yıllık iş tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki, genç Türkiye Cumhuriyeti dünyanın sanayi gelişimindeki yerini hızla almaktadır. Türk insanının son dönemlerdeki aktif girişimciliği sayesinde yatırımlar gelişti ve özel sektör büyüdü. Burada, Türkiye'nin stratejik konumu ile genç ve dinamik toplumu büyük bir avantajdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan böyle, yeni çağın gereklerine ayak uydururken dikkat edilmesi gerekenler, mükerrer yatırımlar yapmak yerine, özel sektör girişimcisinin eksik noktaları tespit ederek, tamamlayıcı yatırımlara yönelmesi ve kullanılacak teknolojilerin, gelişmiş, en son model olmasının yanısıra, Türkiye için doğru ve ülkemiz şartlarına özgü olmasıdır. Ayrıca, ana sanayinin kendini dış pazarlarda daha güçlü ve rekabete hazır hissetmesi, yan sanayinin güçlendirilmesine bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıraça Grubu, Karsan ile otomotiv sektöründe doğru model ve stratejiyi oluşturmuş ve hayata geçirmiştir. Yeni bir fason üretim modeli oluşturulmuş ve yatırımlar her türlü aracı üretebilecek esneklikte tasarlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostum ve mesai arkadaşım Klod Nahum ile birlikte tecrübe ve birikimlerimizi genç arkadaşlarımıza ve ülkemize aktarma sorumluluğumuzla, otomotiv yan sanayiinde oluşturduğumuz modelleri diğer sektörlere de taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, coğrafi konumu, teknolojileri kullanım esnekliği, özel sektörünün girişimciliği, toplumunun genç ve dinamik özellikleri nedeniyle Avrupa ve dünya ülkeleri için önemli bir fırsattır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıraça'daki genç arkadaşlarımla birlikte yaptığımız çalışmaların sonuçlarını izlerken, ülkemizin, önündeki fırsatları değerlendirebilmek için hazır olduğunu memnuniyetle görüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnan KIRAÇ&lt;br /&gt;Karsan A.Ş.&lt;br /&gt;Yönetim Kurulu Başkanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarız, İnan Kıraç gibi kaliteli, ileriyi gören işler yapmak bize de nasip olur. Dilerseniz, geçtiğimiz haftalarda, yine Karsan hakkında çıkan bir haberi burada paylaşmak istiyorum. Karsan, artık ABD ve Kanada'ya sevimli sarı renkli araçlar üretecek. Peki, ne bu araçlar? &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/6550517.asp?m=1"&gt;Hürriyet&lt;/a&gt;'te A.A.'ın haberi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Karsan, ABD VE Kanada'ya taksi üretecek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Karsan Otomotiv Sanayii ve Ticaret A.Ş, ABD ve Kanada'ya ihraç edilmek üzere taksi üretecek. Yeni projeyle ek istihdam da yaratılacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/266408.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/266408.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Karsan'dan yapılan açıklamaya göre, Karsan, ABD ve Kanada'da da satılmak üzere tasarlanan yeni bir taksi modelinin nihai mühendislik çalışmalarını tamamlamak ve 10 yıl süreyle Bursa'daki fabrikasında üretip ABD'ye ihraç etmek üzere bir mutabakat metni (Memorandum of Understanding-Mou) imzaladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmzalanan mutabakat metnine göre, ABD'ye yılda ortalama 20 bin adet taksi ihraç edecek olan Karsan, bu yeni projesiyle yılda ortalama 400 milyon dolar ihracat geliri elde edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Amerikan mühendislik şirketi tarafından ilk prototipi Eylül 2006'da hazırlanan ve en son geçtiğimiz Nisan ayında New York Auto Show'da sergilenen yeni nesil “Standard Taxi” modelinin; güvenlik, konfor, yenilikçi dizaynı, bedensel engelli yolcuların rahat kullanımına yönelik tasarımıyla ön plana çıktığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, “Halen 54 milyon bedensel engelinin yaşadığı ABD'de, Standard Taxi bedensel engellilerin rahat yolculuk yapabilmesi için tasarlanmış ilk özel araç olma özelliğine sahip...” denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, Standard Taxi'nin yaratıcı ortaklarının, US News, Daily News, Fast Company gibi medya şirketlerini yaratan ve yöneten Fred Drasner ve Chicago ve New York'un büyük taksi filolarının sahibi Pat Corrigan olduğu belirtilirken, toplam 200 bin adede yaklaşan Amerikan Taksi parkına Fred Drasner ve Pat Corrigan'ın 2009 yılından başlayarak yılda ortalama 20 bin adet “Standard Taxi” satmayı planladıkları bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NİHAİ TASARIM, MÜHENDİSLİK VE ÜRETİM KARSAN'DA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutabakat metnine göre Standard Taxi'nin nihai tasarımı, parça ve üretim mühendisliği ve üretim Karsan'da yapılacak ve Karsan'dan yılda asgari 12 bin 500 adet Standard Taxi alınması garanti edilecek.&lt;br /&gt;Hedef pazarların genişlemesi ve pazar payının artmasına bağlı olarak Karsan'dan satın alınacak taksi sayısı yılda 40 bin adede kadar çıkabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada sadece Bursa'da Karsan tarafından üretilecek bu aracın yerlilik oranı ilk yıllarda yüzde 40 seviyesinde olacak. Proje için gerekli olan yaklaşık 100 milyon dolar tutarındaki model spesifik yatırım tamamen yatırımcı şirket tarafından karşılanacak ve söz konusu proje Karsan'da yaklaşık 300 kişilik ek istihdam yaratacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;400 MİLYON DOLAR EK İHRACAT GELİRİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmzalanan mutabakat metnine göre, münhasır olarak sürdürülecek görüşmelerin Eylül ayı ortasına kadar nihai anlaşmayla sonuçlandırılması ve Karsan'ın, 2009 yılından itibaren yılda ortalama 20 bin adet Standard Taxi üreterek yılda ortalama 400 milyon dolar ek ihracat geliri elde etmesi hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Karsan, fiili üretim başlayana kadar yatırımcı şirkete önemli tutar ve içerikte mühendislik ve ürün geliştirme hizmeti sunacak ve Standard Taxi'nin üretimi için gerekli olan kalıp ve fikstürler büyük oranda Türkiye'de yapılacak.&lt;br /&gt;Açıklamada, geçen Mart ayında yaptığı açıklamayla Haziran ayından itibaren Hyundai HD serisi hafif kamyonların 3,5 ve 7,5 tonluk modellerinin üretimine başlayacağını açıklayan Karsan'ın, Nisan ayında da Renault Trucks ile ağır kamyon üretimi için bir mutabakat metni imzaladığı ve Peugeot Partner ve Karsan J9 Premier modelleriyle hafif ticari araç üretiminde sürdürdüğü ağırlığının yanı sıra, “Tek Tesiste Çok Marka” stratejisi çerçevesinde “Türkiye'nin en önemli kamyon üreticilerinden birisi” haline geleceğini duyurduğu hatırlatıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;PROJE TÜRKİYE'NİN GURURU OLACAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsan Genel Müdürü Mehmet Can Karabağ konuya ilişkin yaptığı açıklamada, projenin Türkiye'nin gururu olacağını, New York, Chicago, Los Angeles dahil “tüm Amerika'nın taksilerinin artık Karsan'da üretileceğini” belirtti.&lt;br /&gt;Nihai tasarımından üretimine her şeyiyle Türk malı olacak bu araçların, Türk otomotiv sanayiinin bayrağını Avrupa'dan sonra artık Amerika'da da her gün dalgalandıracağını ifade eden Karabağ, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;“ABD'deki Ford, GM, Chrysler, Toyota gibi dev ana sanayilerin her biri yılda milyon adetlerde üretim yaparken, yılda 20-30 bin adet satacak yeni bir taksi modeli geliştirmek için uğraşmıyorlar, uğraşsalar da sonuç ekonomik olmuyordu. Bunun sonucu olarak Amerikan taksi pazarı bir süredir aslında sahipsizdi. İkisi de eski taksici olan ve ilişkileri, varlıkları, çeşitli sektörlerdeki olağanüstü başarıları ve girişimcilikleri ile müthiş bir kredibiliteye sahip Fred Drasner ile Pat Corrigan, Amerikan taksi pazarındaki bu fırsatı değerlendirmek için güçlerini yeni bir şirkette birleştirerek Standard Taxi'nin ilk yürür prototipini Amerika'da geliştirdikten sonra birçok Avrupalı ve Amerikalı aday üreticiyi bir kenara bırakıp, kendilerine nihai tasarım ve üretim ortağı olarak Karsan'ı seçtiler. Bu sayede Karsan dünyanın en büyük taksi üreticisi konumuna ulaşmış olacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karabağ, görüşmelerin olumlu sonuçlanması ve projelerin hayata geçmesi durumunda, 2009 yılında Karsan'ın Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Amerika'dan Afrika'ya ihracat yapan ve yılda 1 milyar doları aşan iş hacmine sahip bir şirket olacağını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki güzel haberin ardından, tekrar Karsan A.Ş.'ye başarı dileklerimizi iletiyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-1789124638911196385?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/1789124638911196385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=1789124638911196385' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/1789124638911196385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/1789124638911196385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/07/renault-trucks-ve-karsan-trkiye-bir.html' title='Renault Trucks ve Karsan Türkiye - Bir Başarı Öyküsü'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_n9CT8g17jsk/RpUWBUhcfRI/AAAAAAAAAAM/c_IP8toEUtk/s72-c/pejo+j9.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-6944717487400302852</id><published>2007-07-10T20:39:00.000+03:00</published><updated>2007-07-10T21:18:00.554+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Birleşmiş Milletler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Koç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel İlkeler Zirvesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gila Benmayor'/><title type='text'>Küresel Ülkeler Zirvesi ve Sayın Ali Koç'un Konuşması</title><content type='html'>Küresel İlkeler Zirvesi (The Global Compact Leaders Summit) 5 ve 6 Temmuz'da Cenevre'de gerçekleşti. Hürriyet yazarı Gila Benmayor'un &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6859795.asp?yazarid=20"&gt;yazısı &lt;/a&gt;aracılığı öğrendiğim zirvenin videoları BM'nin &lt;a href="http://secint24.un.org/webcast/globalcompact/archive.asp?go=070705"&gt;sayfasında &lt;/a&gt;sunulmaktadır.&lt;br /&gt;Sayın Ali Koç'un konuşmasını etkili diye özetleyen Benmayor'u tasdik etmek için videosunu biz de izledik. Sunum olarak pek de başarılı olmasa da, içerik olarak etkili bir konuşma idi. Siz de izlemek isterseniz, &lt;a href="http://webcast.un.org/ramgen/conferences/globalcompact/2007/gc070705pm2-eng.rm?"&gt;real player&lt;/a&gt; ile izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ali Koç'un konuşmasından birkaç başlık:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Şirket için değer yaratmanın (value creation) önemi,&lt;br /&gt;- Sosyal sorumluluk değerlerine önem veren şirketlerin, en yüksek finansal getiri elde ettiği,&lt;br /&gt;- Sosyal sorumluluk değerlerini yaratmak için yapılan yatırımın uzun dönemli olduğu,&lt;br /&gt;- Şirket sosyal sorumluluğun gelişmiş (sophisticated diye tercüme edildi) pazarlarda olması zorunlu (must have), gelişen pazarlarda ise olsa iyi olur (nice to have) diye algılanması,&lt;br /&gt;- Jim Collins'in meşhur kitabından (Good to Great) yapılan alıntı:&lt;br /&gt;Büyüklük koşulların bir işlevi değil, büyüklük duyarlı seçimin ve disiplinin bir sonucudur.&lt;br /&gt;(Greatness is not a function of circumstances,  greatness as turns out is largely a matter of  conscious choice and discipline.)&lt;br /&gt;- Ali Koç'a göre, evrensel anlaşma'ya (global compact) olan bağlılık da Collins'in büyüklüğe olan inancı ile aynı.&lt;br /&gt;- Tedarik zinciri (supply chain) ile değerler zinciri (value chain) arasındaki farktan bahsedildi, değerler zincirine daha fazla önem verilmesi,&lt;br /&gt;- Sosyal sorumluluk için öngörülen yasal düzenlemelerin uygulanışı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Oturum salonundan izlenimler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Zaman zaman konuşma sırasında Ali Bey'in birkaç hareketine; su içmesi, sayfaların sırasını karıştırması, aynı cümleyi tekrar etmesine; gulen ınsanlar,&lt;br /&gt;- Cep telefonu ile konuşan saygısız bir katılımcı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-6944717487400302852?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/6944717487400302852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=6944717487400302852' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/6944717487400302852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/6944717487400302852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/07/kresel-lkeler-zirvesi-ve-sayn-ali-koun.html' title='Küresel Ülkeler Zirvesi ve Sayın Ali Koç&apos;un Konuşması'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1561256815942410483.post-6162377162992046120</id><published>2007-07-09T19:26:00.000+03:00</published><updated>2007-07-09T19:39:42.573+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='efes pilsen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='muhtar kent'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='coca cola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uluslararası ticaret'/><title type='text'>Coca-Cola’nın İcra Başkanlığına getirilen Muhtar Kent'in Röportajı</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/egitim/anasayfa/6857842.asp?gid=173"&gt;Dünya çapında bir başarı öyküsü (Hürriyet Gazetesi)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Coca-Cola'nın tepesinde bir Türk yönetici olmak nasıl bir duygu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çok iyi bir duygu, çok da güzel. Coca-Cola 121 yaşında çok genç bir marka, çok dinamik, çok yaşayan bir marka. Biz Türkler de, herkesin kabul ettiği gibi çok girişken, hızlı hareket eden insanlarız, bu yüzden Coca-Cola’nın bu dinamik yapısı Türkler’e çok uygun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* ABD'li bir global şirketin üst yönetiminde Türk yöneticiye olumsuz bakış var mı? Hiç böyle bir hisse kapıldınız mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sadece Türkler değil, hangi ülkeden olursa olsun bütün yöneticiler, bir başka ülkenin ortamına girdiğinde biraz yadırganabilirler. Yani bu tedirginlik sadece Türk olmakla ilgili değil.&lt;br /&gt;Örneğin, bugün bir Latin Amerikalı işadamı Uzakdoğu’da iş yapmaya kalksa ya da bir yabancı vatandaş Avrupa’da yöneticilik yapmaya kalkışsa da benzer sıkıntılar yaşayabilir. Ben farklı ülkelerde yöneticilik yaptım. Amerika değişik milletlerden gelen yöneticilere en açık olan ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;BAŞARI PRENSİBİM: ÖNCE ÖNÜNDEKİ İŞİ LAYIKIYLA YAPACAKSIN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Bulunduğunuz noktaya gelmenizde en önemli etkenler neler oldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;SERÜVENİM 26 YAŞINDA BAŞLADI Benim iş hayatımda değişmez bir prensibim var. Öncelikle önünde olan işi layıkıyla yapacaksın. Benim Coca-Cola serüvenim 26 yaşımda başladı. Üniversitenin ardından 1978 yılında master’ımı ve askerliğimi tamamlamıştım. İş hayatına hazırdım. Bütün gençler gibi özgeçmişimi birkaç şirkete gönderdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GAZETE İLANIYLA COCA-COLA’YA GİRDİM  Gazete ilanlarından hangi şirketin genç yönetici adayları aradığına bakarken Coca-Cola’yla görüşmek üzere Atlanya’ya geldim. Burası Coca-Cola’nın doğduğu kent. Her yerde karşınıza Coca-Cola çıkıyor. Hem konuştuğumuz iş fırsatını hem de şehri sevdim ve çalışmaya başladım. Çeşitli kademelerde görevlerde bulundum. Birkaç yıllık ayrılıktan sonra şirkete 2005 yılında geri döndüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BÜYÜMEYİ NEVİLLE ISDELL’LE PLANLADIK O zaman da önümüzdeki fırsatları düşündüm. Yakın arkadaşım ve CEO’muz Neville Isdell ile nasıl bir büyüme stratejisi izleyeceğimizi konuştuk. Ben öncelikle 2005 ortasında hem en geniş coğrafya olan, hem de şirketin büyüme potansiyelinin lokomotifi durumundaki Kuzey Asya, Avrasya ve Ortadoğu Grubu’nun başkanlığını üstlendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARARLARIMDAKİ BAŞARI BAŞKANLIĞI GETİRDİ Çin, Japonya, Rusya ve Türkiye gibi çok önemli ülkelerdeki faaliyetlerimiz bu grup merkezinden yönlendirildi. Burada aldığımız kararlar kısa sürede başarılı olunca 2006 Ocak ayında bana Kuzey Amerika dışındaki tüm faaliyetlerin başkanlığı verildi. 2006 yılı içinde şirketin büyüme performansı içinde beynelmilel pazarların çok büyük ağırlığı olunca Kasım ayında yönetim kurulu bana tüm şirketin icradan sorumlu başkanlığı görevini verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OLASILIKLAR YERİNE BAŞARIYA ODAKLANIYORUM Ben her seferinde öncelikle önümde duran görevi nasıl daha iyi yapabileceğime odaklandım. Halen de aynı şekilde davranıyorum. Sonrasındaki olasılıklar yerine, şu andaki mevcut görevimde nasıl daha iyi sonuçlar alabileceğime bakıyorum. Herkese de bu prensibe göre çalışmasını tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Türkiye'den yurtdışına, özellikle yabancı ortaklı şirketlerin çeşitli ofislerine Türk yöneticiler gidiyor. Sizce önümüzdeki yıllarda daha çok yabancı şirketin başında Türk yönetici, CEO görebilecek miyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Orta ve üst yönetim kademelerinde Türk yöneticiler giderek artıyor. CEO olmak ise ayrı bir şey. Sonuçta her şirkette sadece bir CEO oluyor ve bu pozisyonlar için de o şirketin kurulduğu ülkenin vatandaşı olmak her zaman daha fazla avantaj sağlıyor.&lt;br /&gt;Bu açıdan bakınca, bizden hiç CEO çıkmadı diye olumsuz düşünmemek lazım, önemli olan kritik kararlara yön verecek noktalarda yer alabilmek. Bu açıdan ben yetenekli Türk yöneticiler için büyük bir potansiyel görüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-Türk yöneticilerini nasıl buluyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bence dinamizm ve girişimcilik ruhu açısından Türk yöneticiler, Batı dünyasında giderek daha fazla fark ediliyorlar. Daha durağan ve sağlamcı adımlar atan Avrupalılar’a göre Amerikan düşünce yapısına daha yakın bir iş kültürümüz olduğunu söyleyebilirim.&lt;br /&gt;Dinamizm ve girişkenlik, değişen koşullara hızla uyum sağlamak için şart olan esneklik gibi konularda, bence Türk yönetici ve işadamları çok iyi bir noktadalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-Peki şirketlerimizde durum nedir? Özellikle yönetim ve kurumsallaşma açısından?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Henüz sermaye birikimi ve köklü kurumsal yapıların yerleşmesi bakımından Avrupa ve Amerika ile arada bir uçurum var. Şirket yapıları açısından ise bizde halen kurumsallaşmada bazı eksiklikler mevcut.&lt;br /&gt;Büyük sermayelere sahip olan önemli aile şirketlerimiz var, çok da başarılı işler yapıyorlar. Bu şirketlerimizin tam anlamıyla kurumsal yönetişim ilkeleri çerçevesinde tam profesyonel bir yapıya geçebilmeleri durumunda daha da başarılı noktalara gelebileceklerini düşünüyorum. Amerika’da hem iş ve hem de şahsi ilişkilere önem vermek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Bu noktada sizin Coca-Cola’nın yeni CEO’su olacağınız yönündeki beklentilere gelelim... Siz ne düşünüyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Benim bu konudaki fikirlerim çok açık. Ben öncelikle önümde duran görevi nasıl daha iyi yapabileceğime bakıyorum. Üstümdeki isimlerle beraber çalıştığım yönetici arkadaşlarla, iş ortaklarımızla ve tüm kademelerdeki çalışanlarla ilişkilerimi sağlıklı tutmaya çalışıyorum. Şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Neville Isdell ile birlikte çok iyi birbirini tamamlayan bir takım oluşturduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Coca-Cola'da üst yönetimde olmak size liderlik açısından nasıl bir bakış açısı ve gelişim olanağı sunuyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben Coca-Cola şirketinde hem Amerika’da, hem Avrupa’da ve Türkiye’de, hem Asya’da önemli pozisyonlarda bulundum. Sistemin şişeleyici tarafında da çok önemli deneyimler edindim. Coca-Cola sisteminin güzelliği bu. Her ülke, her piyasa yeni bir bilgi demek.&lt;br /&gt;Şimdi ben bütün bu değişik ülkelerde öğrendiklerimi, değişik piyasalarda gözlediğim yaklaşımları şirketin tüm dünyadaki uygulamalarına yansıtacak şekilde çalışmalar yapıyorum. Her gittiğim yerde müşterilerimizi geziyor, dolaşıyor ve her geçen gün, her seyahatimde yeni birşeyler öğrenmeye devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* ABD'de iş dünyasında sizi etkileyen en önemli yanlar neler oldu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Amerika’da güven duygusunun ne kadar önemli olduğunu görmek çok önemli. Burada boş konuşmak yerine karar almak ve iş yapmak gerekiyor. İnsanlar dediğinizle yaptıklarınızın birbiriyle tutuyor olmasına önem veriyorlar. Bu şekilde güven inşa edebiliyorsanız sonrasında çok ciddi destek buluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;BİR GLOBAL YÖNETİCİNİN 24 SAATİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Seyahat etmek işinizin bir parçası… Ayda ne kadar uçuyorsunuz, klasik bir gününüz, haftanız nasıl geçiyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşından bu yana Kuzey Amerika’daki faaliyetlerimizin de sorumluluğunu üstlendiğim için artık Amerika’da daha fazla zaman geçiriyorum. Ama bu seyahatlerimin azaldığı anlamına gelmiyor, sadece Amerika içindeki seyahatlerimin oranı bir miktar arttı. Bizim işimizde klasik sabah 8’de işe git akşam 6’da evine dön sistemi pek olmaz. Zaten bu yeni iletişim olanakları gittiğiniz yere ofisinizi de taşımanızı sağlıyor.&lt;br /&gt;Ben şirketin nabzı nerede atıyorsa orada olacak şekilde bir çalışma şekli kurmaya çalışıyorum. Bu bazen bir toplantı odasındaki yönetim kurulu toplantısı olabilir, bazen herhangi bir ülkedeki ofisimiz olabilir, ya da dünyanın herhangi bir yerindeki bir süpermarket olabilir. Genel prensibim müşteri, ortaklar ve tüketicilerimiz ile ofis dışında daha fazla zaman geçirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Türkiye’ye ne sıklıkta geliyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık olarak yılda ortalama beş-altı kez geliyorum. Avrupa gibi yakın bölgeleri ziyaret ettikçe hafta sonları Türkiye’ye kaçmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Çok yoğun bir iş yaşamınız var. Ailenize yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eşim Defne ile kariyerimin başında 29 yıl önce evlendik. Hayat arkadaşım olarak bana kariyerimde muazzam destek oldu. Hep “bardağın dolu olduğunu” düşünebilmemi sağladı. Şimdi de işimizden dolayı ayrı şehirlerde yaşıyor olmamıza rağmen telefonla, seyahatlerle aramızdaki yakınlığı canlı tutuyoruz. Ama ailenize ne kadar zaman ayırırsanız yine eksik kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Peki iş ve özel yaşam dengesini kurmada başarılı mısınız? Örneğin iş dışında neler yaparsınız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Elimizden geldiğince bir denge kurmaya çalışıyoruz. Aileme yeterince zaman ayırmaya çalışıyorum, çocuklarımın okullarını ve gündelik hayatta yaşadıkları heyecanlarını takip etmek için çaba harcıyorum. Sporla ilgimi izleyici olarak sağlam tutuyorum. Oğlumuz motor sporlarıyla ilgileniyor, ben başta Efes Pilsen’in maçları olmak üzere önemli basketbol gelişmelerini takip ediyorum. Ama seyahatler nedeniyle ligleri çok da iyi takip ettiğimi söyleyemem. İstanbul’daki evimizde, Ayvalık’taki zeytinliğimizde, ya da Çeşme’deki yazlığımızda geçirdiğimiz zaman bizler için çok değerli. İstanbul’da, Çeşme’de ve Ayvalık’ta geçirdiğim her gün benim için büyük bir zevk kaynağı. Ayvalık’ta toprakla uğraşıyoruz, zeytinyağı yapıyoruz. Çeşme’de yaz aylarında keyifli tatillerimiz oluyor. Ayrıca tarihi eserlerle ilgilenmek, koleksiyonculuk yapmak gibi hobilerime de zaman ayırmaya gayret ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;BABAM EN ÖNEMLİ İLHAM KAYNAĞIM OLDU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Türkiye'nin önde gelen işadamı ve yöneticileri arasında özel bir araştırma hazırlıyoruz. Her işadamı ve yöneticinin iş hayatında, onu başarıya taşıyan, hayatını etkileyen insanlar vardır. Bu anlamda sizin hayatınızı etkileyenler kimler?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Pekçok isim sayabilirim. Yıllarca diplomat olarak Türkiye’ye hizmet eden ve bizleri yetiştiren rahmetli babam kuşkusuz en önemli ilham kaynağım oldu. İş hayatında ise Coca-Cola’nın efsane isimleri var, Robert Woodruff gibi, Robert Goizueta gibi, Don Keough gibi. Şu anda şirketimizin CEO’su olan Neville Isdell benim 20 yılı aşkın süredir çok iyi bir dostum. Bunun yanında kendisi hem insanlığıyla hem de liderlik ve yönetim anlayışıyla benim çok uyum sağladığım, beraber çalışmaktan çok keyif aldığım ve çok şeyler öğrendiğim önemli bir lider. Aynı şeyleri Türk iş hayatında eşsiz bir konumu olan ve yıllarca birlikte çalıştığımız sevgili dostum Tuncay Özilhan için de söyleyebilirim. Tüm bu isimlerin belli meziyetlerinden bir sentez yapabildiysem ne mutlu bana. Ama sonuçta belki de en büyük etkiyi, ev hayatımızın gerçek lideri olan sevgili eşimin tavırlarından görmüşümdür. Hepsine buradan binlerce teşekkür gönderiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1561256815942410483-6162377162992046120?l=ticariplaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ticariplaka.blogspot.com/feeds/6162377162992046120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1561256815942410483&amp;postID=6162377162992046120' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/6162377162992046120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1561256815942410483/posts/default/6162377162992046120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ticariplaka.blogspot.com/2007/07/coca-colann-icra-bakanlna-getirilen.html' title='Coca-Cola’nın İcra Başkanlığına getirilen Muhtar Kent&apos;in Röportajı'/><author><name>Ticari Plaka</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
